AJANS ERCİŞ
Sesiniz Olmaya Gönüllüyüz

Karar: Cinsel saldırıda hüküm ertelenemez

Anayasa Mahkemesi cinsel saldırı suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını ‘kötü muamele yasağının ihlali’ olarak değerlendirdi. 2014 yılında yapılan başvuruyu karara bağlayan AYM, Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararla bu yetkisini, söz konusu eylemlere hiçbir şekilde müsamaha olmayacağını göstermek için kullanmak yerine toplumca hassasiyet gösterilen cinsel saldırı eyleminin sonuçlarını hafifletmek için kullanmayı tercih ettiğine dikkat çekti.

Aynı evde ayrı odalarda kaldığı G.C.’yi sabah saatlerinde kendi odasında uygunsuz vaziyette gören W.J.L, G.C’nin vücuduna dokunduğunu algılayınca bağırarak yataktan çıkarak, salonda bulunan ev sahibinin yanına koşmuş ve kolluk görevlilerine haber vermesi sonrasında tacizde bulunan kişi Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanmıştı.

Yargılama sırasında tahliye edilen G.C. hakkında Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılama sonunda, suçu işlediği kabul edilerek alt sınırdan cezalandırılmasına, fakat hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilmesi üzerine başvurucu bireysel başvuruda bulundu. Başvurucu, cinsel saldırı suçu ile ilgili yargılama sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiğini öne sürdü.

AYM kararında, takdir yetkisinin bu tür olaylara müsamaha gösterme şeklinde kullanılmasının, etkin yargısal korumayı zayıflatarak temel hak ve hürriyetlerin zedelenmesine yol açabileceğine dikkat çekti. Başvuru konusu olayın, uyku hâlinde olan başvurucunun tanımadığı biri tarafından taciz edildiği sırada uyanması ve bu nedenle travma yaşaması olduğuna vurgu yapılan kararda, “Olayın gerçekleşme biçimi ve başvurucunun yaşadığı travma göz önüne alındığında en alt sınırdan ceza verilmesi ve HAGB kararıyla eylem cezasız bırakılmıştır” dendi.

‘MAHKEME YETKİSİNİ DOĞRU KULLANMADI’

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ceza niteliğinde olmayıp kişiyi ceza tehdidi altında bırakmaktan ibaret olduğuna işaret eden AYM kararında şu değerlendirmeler yapıldı: “Somut olayda olduğu gibi suçu işleyen kişinin cezalandırılması ancak denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi şartına bağlanmakta, böylelikle suç olan eylem cezasız kalmaktadır. Kanun koyucunun, işlediği suçtan dolayı kişinin tekrar topluma kazandırılması amacıyla getirdiği bu cezasızlık kurumunun uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilirken mağdurun söz konusu suçtan etkilenme derecesiyle orantılı olarak yaptırımın caydırıcılığı hususunun da göz ardı edilmeden yorumlanması gerekmektedir. Ağır Ceza Mahkemesi verdiği kararla bu yetkisini, söz konusu eylemlere hiçbir şekilde müsamaha edilmeyeceğini göstermek için kullanmak yerine toplumca hassasiyet gösterilen cinsel saldırı eyleminin sonuçlarını hafifletmek için kullanmayı tercih ettiği izlenimi vermiştir. Anayasa Mahkemesi, kötü muamele iddiaları yönünden HAGB kararının uygulanmasının, sanığın infaz edilebilir bir ceza almaması sonucunu doğurduğu ve mağdur açısından yeterli ve etkili bir giderim sağlamadığını değerlendirmiştir.”

Anayasa Mahkemesi, başvurucuya yönelik cinsel saldırının ağırlığı karşısında eylemi yapanın sadece ceza tehdidi altında bırakılmasının, bireylerin kötü muamele yasağına karşı korunması amacıyla alınan caydırıcı yasal önlemleri etkisiz kıldığına hükmederek, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine karar verdi. (DUVAR)

DİĞER HABERLER

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.